AZERBAYCAN KOVALIYOR… ERMENİSTAN KAÇIYOR…
Savaş yapmak kötü bir şey barış içinde yaşamak gerek. Ama barışa ulaşmak da savaş yapıp bedel ödemekten geçiyor…
Tarih: 25.10.2020 12:35:01 / 253okunma / 0yorum
İhsan Yelken

Azerbaycan-Ermenistan savaşı var gücüyle devam ediyor.

Ermenistan evvelden beri fırsat buldukça Azerbaycan topraklarına saldırıyor, çoluk çocuk, kadın demeden sivil vatandaşları öldürüyor, uygun zemin bulursa toplu katliamlar yapıyordu. Sicili bozuk, şımarık, saldırgan, hak hukuk tanımayan bir millet.

Her saldırıda Amerika, Rusya, Fransa… tarafından sırtı sıvazlanıp, girdiği topraklara yerleşmiş, yaptığı yanına kar kalan, hadsiz, saldırgan ve hep işgalci bir millet.

Ermenistan mualiflerinin hep zayıf anlarını gözetler ve ondan faydalanmasını sever. Azerbaycan 18 Ekim 1991 de bağımsızlığına kavuşmuş, devletini kurmakla meşguldü. Henüz ne ordusu ne de kendisini savunacak mühimmatı vardı. Ordu kurmak onu eğitmek zaman alacaktı. Savaşa henüz hazır değildi. Ermenistan, Azerbaycan´ın bu durumundan yeterince faydalandı. Her fırsatta Azerbaycan topraklarını füze ile vurdu, evleri yıktı, sivil vatandaşları yaraladı, öldürdü.

Saldırı ve işgali alışkanlık hale getiren Ermenistan güçleri nihayet 26 Şubat 1992 günü hala Türk dünyasının kalbinde tazeliğini koruyan, insan tarihine kara bir leke olarak geçen HOCALİ KATLİAMI´nı yaptı. 83´ü çocuk 106´sı kadın olmak üzere 613 Azerbaycan vatandaşını katletti. Acısını hala her Türk kalbinde hissediyor.

Dünya´da büyük yankı uyandıran KOCALİ KATLİAM´ı sadece kuru kınamalarla unutturulmaya çalışıldı. Bunun bir ‘işgal´ olduğu dünya devletlerince kabul edilmesine rağmen, Ermeni güçlerinin işgal ettiği topraklardan çekilme noktasında hiçbir ses çıkmadı. O günkü şartlarda Türkiye de gereken desteği veremedi, can karındaşının yanında yer alamadı. Azerbaycan yalnız ve çaresiz kaldı. Ermenistan da işgal ettiği Dağlık Karabağ bölgesinde katliam yapıp topraklara yerleşti.

Ermenistan, işgal ettiği Karabağ bölgesinde yaşayan Azeri Türklerine eziyet etmeye, baskı yapmaya başladı. Zaten fakir ve perişan olmuş halk, baskılara dayanamadı ve daha güvenli gördüğü Azerbaycan içlerine doğru göç etmeye başladı. Hala olumsuz şartlarda, baraka görünüşlü, oturmaya uygun olmayan yerlerde yaşamaya çalışıyorlar.

Her Türk´ün kalbine inen, unutulmayacak bir ateş yumağına dönüşen HOCALİ KATLİAMI, Azerbaycan Devletinin gözünü açtı, uyanmasını sağladı. Ayakta kalabilmek için güçlü olunması gerektiğini, güçlü bir orduya sahip olup, her türlü donanımlı olmasının gerekli olduğunu anladı… Duracak zaman yoktu. Her geçen zaman aleyhte işliyordu. Ayakta kalabilmek için güçlü olunması gerekirdi. Azerbaycan ordusunu kurdu, güvendiği devletlerle anlaşıp eğitimini sağladı. Savaş için ne gerekiyorsa, top, tüfek, füze, araç gereç ve her türlü donanımı temin etti. Planını yaptı, halkını şuurlandırdı ve her türlü savaşa hazır hale geldi. Adeta pusuya yattı, fırsat kollamaya başladı.

Beklediği fırsat 27 Eylül günü geldi. Ermenistan ordusu, uluslar arası hukuku hiçe sayarak, her zaman ki gibi yine kendinden emin olarak Azerbaycan topraklarına saldırdı. Yakacak, yıkacak, öldürecek belki de bir parça toprak daha sahibi olacaktı… Fakat beklemediği bir şey oldu. Azerbaycan Ordusu derhal şiddetli bir şekilde karşılık verdi. Ermenistan Ordusunu püskürttü ve Ermenistan´a girdi. Beklediği fırsat gelmişti. Ermenistan işgalindeki Karabağ bölgesini kurtarmalıydı. Karabağ 30 yıldır işgal altında kurtarılmayı bekliyordu. İşgal edilen topraklardan göç eden halk, 30 yıldır olumsuz şartlarda yaşıyor, hasretle bugünleri bekliyordu. Kimisi yakın akrabalarının yanına sığınmış, kimisi de yaşamaya uygun olmayan yerlerde perişan şekilde yaşamaktadırlar. Bu asil halkın işgal altındaki toprakları kurtarılıp, özledikleri, hasret kaldıkları köylerine kavuşturulması sağlanmalıydı…

Azerbaycan ordusu vurarak ilerlemeye başladı. Önüne ne gelirse ezdi geçti. Ermenistan ordusu kaçıyordu. Ellerindeki silahları bırakarak canlarını kurtarmaya çalıştılar ama çoğu canlarını da kurtaramadılar. Ermenistan daha ilk 72 saatlik Teknik Ateşkese kadar 3000´e yakın askerini kaybetti. Geçen ilk 14 günlük sürede ağır silahlarının yüzde 60-70´ini kaybetti. Çok sayıda tank, zırhlı araç, top, füze atış rampası, mühimmat deposu ve 3 ermeni karargahı imha edildi. Azerbaycan daha bu aşamada işgal edilmiş topraklarının dörtte birini kurtarmıştı. Ermenistan dışişleri bakanı bu hezimette rağmen, utanmadan, yüzü kızarmadan ‘Türkiye´nin bölgede varlık göstermesini engelledik bu bir başarıdır´ diyebilmişti.

Ermenistan´ın devamlı kaybetmesi ve Azerbaycan´ın ilerleyerek işgal edilen topraklarını birer birer kurtarması başta Amerika, Rusya ve Fransa olmak üzere dış güçleri endişelendirdi. Savaşta kaybettiklerini masada kazanmaya alışık olan bu güçler, ‘Ateş kes´ demeye başladılar. Rusya aracılığı ile görüştüler ve 72 saatlik, teknik bir ateşkes kabul edildi ama Ermenistan daha ilk saatlerde tepinmeye başladı. Sivil vatandaşların yaşadığı yerleşim yerlerine füze atmaya başladı. Füzelerin düştüğü yerin biri de Gence idi. Her taraf yıkıldı virane oldu. Harap olan evlerin altında kadınlar, çocuklar kaldı. Sadece burada ikisi çocuk on üç vatandaşı uykularında katlettiler. Ermeniler bu kadar zalim bu kadar cani bu kadar cinayet seven lanetli bir millettir.

Elbette Türkiye´de Ermeni vatandaşlarımız vardır. Ermeniler derken onları kastetmiyoruz. Onlar bizim vatandaşlarımızdır, bizim kadar hür, bizim kadar güven içinde olsunlar. Yalnız bir şeyi hatırlatmak isterim. Çoğunuz zengin ve huzur içinde yaşıyorsunuz. İşyerleriniz var fabrikalarınız var. Ermenistan´dan kaçak olarak gelen Ermenileri tercih edip işe alıyor ve Türk´leri dışlıyorsanız, ekmeğini yediğiniz bu topraklara nankörlük etmiş oluyorsunuzdur, bunu biliniz…

Bugün Azerbaycan-Ermenistan savaşının 28. Günü. Son gelen haberlere göre Azerbaycan ordusu ilerlemeye devam ediyor. İnşallah bu azim ve iradeyle Azerbaycan Karabağ´daki işgal edilen topraklarının hepsini azat eder ve savaş durur… Zaten Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Ermenistan işgal ettiği topraklarımızdan çekilsin, savaş biter” demişti. Öyle de olur İnşallah.

Türkiye resmen taraf oldu. Türk Milleti İKİ DEVLET TEK MİLLET ruhuyla bütünleşti. Milli duygu zirve yaptı, heyecan tüm ülkeyi sardı. TBMM´de hdp hariç tüm parti milletvekilleri, Azerbaycan´a destek ve Ermenistan´ı kınayan bildiriye imza verdiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, “Her şartta Azerbaycan´ın yanındayız” derken, dışişleri bakanı Mevlüt Cavuşoğlu, “Azerbaycan ne istiyorsa, nasıl istiyorsa yanındayız” İfadesini kullandı. Devlet Bahçeli ise, ”canımızla, kanımızla, varlığımızla Azerbaycan´ın yanındayız“ diye maddi ve manevi desteğini verdi.

Türk Milleti, iki devlet tek millet ruhuyla bütünleşip, maddi ve manevi olarak Azerbaycan´a tam destek verirken, bu milli bütünleşmeyi kırıcı ve içindeki kin ve fesat duygularını dışa vuran hafif birkaç çatlak ses de çıkmadı değil. Azerbaycan´ı bir devlet olarak görmeyen de vardır, aman bir cephede Azerbaycan´a açılmasın, bu sürtüşmede taraf olunmasın yoksa pişman olursunuz diye akıl veren de vardır. Hele chp´li biri var ki, hayali ifadelerle Türkiye´yi dış devletler nazarında sorumlu tutacak skandal ifadelere imza attı. “Maalesef gelen haberlerde, Türkiye´den Azerbaycan´a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı gruplarında Azerbaycan´a gönderildiği ifade ediliyor…” gibi ancak bir Ermeninin söyleyebileceği bu ifadelere kamu oyundan hemen tepkiler geldi. Hem Türkiye yetkilileri hem de Azerbaycan Cumhurbaşkanı yalanladı. Türkiye Dış işleri Bakanı, açıkça “ yardım talep etmediler, talep etseler veririz ” derken, Azerbaycan cumhurbaşkanı İlham Aliev ise, “ Türkiye´den yardım talep etmedik, Ermenistan´ı yenecek gücümüz vardır” açıklaması geldi…

Savaş yapmak kötü bir şey barış içinde yaşamak gerek. Ama barışa ulaşmak da savaş yapıp bedel ödemekten geçiyor…

Azerbaycan hem kendisine hem de Ermenistan´a barışı getirmek için savaşıyor, bedelini ödeyerek… Ermenistan da hakkına düşen bedeli acı olsa da ödeyecek…

Herkese sağlıklı ve huzurlu günler dilerim…

SAYGILARIMLA…

İhsan YELKEN.

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BÜLENT ARINÇ GÜNAH ÇIKARTIYOR… (26 Kasım 2020 - Perşembe)
İZMİR YIKTI BİZİ… (07 Kasım 2020 - Cumartesi)
BİRAZ SORUMLU OLALIM… (19 Eylül 2020 - Cumartesi)
OLUMLU_ OLUMSUZ MÜCADELESİ… (27 Ağustos 2020 - Perşembe)
SİYASET, SOSYAL MEDYA, ALGI… (14 Temmuz 2020 - Salı)
27 MAYIS 1960 VE ALPARSLAN TÜRKEŞ (26 Haziran 2020 - Cuma)
EVDE KAL TÜRKİYE´M (25 Nisan 2020 - Cumartesi)
NEDEN SURİYE´YE GİRİLDİ? (09 Mart 2020 - Pazartesi)
TEK GÜNDEM DEPREM….. (30 Ocak 2020 - Perşembe)
SADECE BİR FİKİR OLARAK... (23 Aralık 2019 - Pazartesi)
İSTANBUL´U KİM KAZANDI, KAYBEDEN KİM? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DOMATES, BİBER, PATLICAN (05 Mart 2019 - Salı)
Sayfa:
DOLAR
7.8472
EURO
9.5106
Güncel
Siyaset
aa
19.04.2019
Yerel
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar