BİRAZ SORUMLU OLALIM…
Önce acil karar verilmesi gerekir. Virüsle mi mücadele edeceksiniz yoksa ‘ virüs taşıyan virüs şeklindeki zihniyet´le mi?
Tarih: 19.9.2020 18:51:45 / 346okunma / 0yorum
İhsan Yelken

Senden istenen çok bir şey yok.

MASKE-MESAFE-TEMİZLİK. Bu kadar basit ama bu direnmen neden? Her taraf virüs kaynamaya başladı senin bu inatlaşman yüzünden.. Her ile girdi. Tatil ve bayram görüşmeleriyle her ilçeye, her kasabaya, her köye hatta her mahalleye, her apartmana sıçradı. Her ailenin kapısını çaldı, ocağına ateş gibi düştü, yakıyor, kavuruyor, ama sen hala utanmadan kuralları hiçe sayıyorsun.

Büyük beş, on ilde yoğunluk vardı. Bazı küçük illerimizde henüz virüs görülmemişti. Tedbir almak, kontrollü hareket etmek daha kolaydı, ama sen büyüttün, yaydın her tarafa.

Şuursuz ve kontrolsüz hareketlerin yüzünden kendi canını tehlikeye attığın gibi toplumun, düzenini bozdun, sorumsuz davranışlarınla geleceğini riske attın.

Büyük iller, genellikle yakınındaki illerden aldığı göçle büyür. Bu özelliği, hem kendisini uğrak yeri yapar hem de büyük risk ortamının oluşmasını sağlar.

Mesela Ankara… Bu hafta Ankara ve İç Anadolu Bölgesi,  virüsün en fazla arttığı yer olarak gösterildi. Ankara´da yoğun olarak, Yozgat, Çorum, Çankırı, Kırşehir… vs. illerimizden gelen vatandaşlarımız yaşar.  

Ankara orta Anadolu´nun uğrak yeridir. Geçiş güzergahlarında olduğu için, tatile gidenler ya da tatilden dönenler Ankara´ya uğrar, eşle, dostla görüşür. Memleketlerini ziyaret edip dönenler de Ankara´ya ulaşırlar. Doğal olarak virüs de Ankara´da toplanmış, büyüme ortamı yakalamış olur. Geçen hafta test yaptırmaya gittim. Vatandaşlar, ya tedbir olarak ya da bilmem belirtilerinin varlığından mı, hastane önlerinde yüzlerce kişi sıradaydı. Demek bu virüs denen illet toplumu iyiden iyiye rahatsız etmeye başlamış. Virüsün yaygınlığı ve artışı gözle görünür hale gelmiş.

Sadece bizde değil, tüm dünyadan gelen haberler virüsün tekrar yükseliş eğilimine girdiğini gösteriyor.

Haziran ayında vaka sayısı 1000´in altına düşmüştü,  günlük iyileşen hasta sayısı da vaka sayısından fazla olduğu günleri gördük. Vaka sayısının 500´lere, hatta sıfırlamaya yaklaşacağı söylendi ama gerçekleşemedi.

 İbre neden yukarı döndü?

Her konuda olduğu gibi rehavete kapıldık. Gevşedik, günlük hayatımızdaki hareketlerin hiç birinden vaz geç(e)medik. Bir boş vermişlik var, ‘ bize bir şey olmaz´ havası giderek yayılıyor. İlk aylardaki iyimserliğimizi maalesef koruyamıyoruz.

Birinci dalgada etrafımızda kovid testi pozitif çıkan çok az kişi vardı. Son günlerde halkanın daraldığı sık sık ambulanslarla karşılaşmamızdan belli.

Bu yüzden MASKE-MESAFE_TEMİZLİK kuralına daha dikkat etmemizin şart olduğu anlaşılıyor.

Vaka sayısının yaş ortalaması gittikçe düşüyor. 0/0 49.4 ile en fazla vaka sayısı 25_49 yaş grubunda görülüyor. Daha sonra 0/0 13.9 ile 15_24 yaş grubu, 0/0 8.7 ile 65_79 ve 0/0 6.9 ile 15 yaş altı grubu geliyor. Fahrettin Hocanın tweterinden aktif hasta sayısının yaş ortalamasının 42, yoğun bakımdaki hasta sayısının yaş ortalaması ise 65 olduğunu öğreniyoruz.

Alınan tedbirler doğrultusunda 65 yaş üstünün dışarı çıkması bazen kısıtlandı bazen saatlerle sınırlı tutuldu. 65 yaş üstü kendisini korumasını bildi. Gençler ‘ bize bir şey olmaz ´ havasına girdi. İstedikleri her yere gittiler. Hiç bir eğlenceden taviz ver(e)mediler. Aileleri ile, eş ve dostları ile bir şey yokmuş gibi görüştüler, yediler, içtiler. Pazara, markete gittiler… Fakat kurallara uymadılar, maske takıp mesafeyi hesap etmediler. Maske takanlar da yanlış taktı, ya koluna taktı ya çenesine indirdi, ya da ceplerinde taşıdı… Olan da oldu.

Vaka sayısının hızla yükselip zirve yapması, bilinç düzeyimizin yetersiz olması, duyarsız ve ‘bana ne´ diye sorumsuz davranışımızdır.

Kovid ile mücadele ederken devletin tüm çarklarının da dönmesi gerek. Bilhassa şirketlerin, market, esnaf ve her türlü ticari yerlerin sınırlı da olsa açık olma isteği, katı kural koymayı engelledi. Kamu işlerinin yürümesi, ulaşımın sağlanmasındaki zorluklar kurallara uyumu aksattı.

Rahat ortamda bayramlaşmalar yapıldı, yendi, içildi. Düğünler yapıldı maske ve mesafe kurallarına uymadan oynandı, halaylar çekildi. Normal zaman gibi insanlar sahillere yığıldı, oradan aldıkları virüsü döndükleri yere taşıdı… Sorumsuzluğumuz, şuursuzluğumuz bu kadar mı? Nerede! Kayseri´de 80 yaşındaki bir bayan 72 saatte beş düğüne gidebiliyor. Eskişehir´de 29 yaşındaki bir avukat, babasını hastaneye götürmüş ve ailecek koranavirüs olduklarını öğreniyor. Tabi ki duyarlı bir vatandaş olarak temas kurduğu kişileri teker teker arayıp, durumu anlatıyor ve TEST yaptırmalarını istiyor… Teşekkür etmeleri gereken kişilerin verdikleri cevaplara şaşırıyor, bu kadar sorumsuz olamayız diye adeta isyan ediyor.

Ne diye mi cevap vermişler?

 –Aman benim adımı verme tatilim yarıda kalır.

_ Şimdi tükkanı kapatamam.

-Aman iş yerim duymasın maaşımı keserler.

_ Aman ismimi verme yapılacak işlerim var.

_ Aman ismimi verme kimse duymasın…

Bu kadar mı?

 Test sonucunu beklemeden tatile çıkan çifti, positif çıkmasıyla polis yoldan dönderiyor.. Çiğ köfteci, tanı konmasına rağmen iş yerinde çalışırken polis yakalıyor…

Bu ve bunun gibilerin bir yerde değil çok yerde olabileceğini tahmin etmek güç olmasa gerek.

Be hey adam, kendi canından bezmiş misiniz? Hadi bezmişin diyelim, kendi canına acımıyorsun ama eşini, dostunu, konunu komşunu, tüm sevdiklerinin canını riske atıyor, onları yok ediyorsun. Bu sorumluluğu nasıl yüklenebilirsin, bu günahı nasıl kaldırabilirsin?

 Bu sorumsuzluğu taşıdığımız, daha bilinçli davranıp kurallara sıkı sıkı riayet etmediğimiz sürece bu koranavirüs bizi bırakmaz hatta daha da sever hiç gitmez.

Önce acil karar verilmesi gerekir. Virüsle mi mücadele edeceksiniz yoksa ‘ virüs taşıyan virüs şeklindeki zihniyet´le mi?

Her zaman olduğu gibi, tüm dileklerim Allah bu belayı dünyamızdan yok etsin, herkes işine, aşına dönsün mutlu ve huzurlu olsun…

 Saygılarımla…

İhsan Yelken.

 

Anahtar Kelimeler: BİRAZ, SORUMLU, OLALIM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
OLUMLU_ OLUMSUZ MÜCADELESİ… (27 Ağustos 2020 - Perşembe)
SİYASET, SOSYAL MEDYA, ALGI… (14 Temmuz 2020 - Salı)
27 MAYIS 1960 VE ALPARSLAN TÜRKEŞ (26 Haziran 2020 - Cuma)
EVDE KAL TÜRKİYE´M (25 Nisan 2020 - Cumartesi)
NEDEN SURİYE´YE GİRİLDİ? (09 Mart 2020 - Pazartesi)
TEK GÜNDEM DEPREM….. (30 Ocak 2020 - Perşembe)
SADECE BİR FİKİR OLARAK... (23 Aralık 2019 - Pazartesi)
İSTANBUL´U KİM KAZANDI, KAYBEDEN KİM? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DOMATES, BİBER, PATLICAN (05 Mart 2019 - Salı)
Sayfa:
DOLAR
8.1211
EURO
9.5974
Güncel
Siyaset
aa
19.04.2019
Yerel
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar