OLUMLU_ OLUMSUZ MÜCADELESİ…
Karadeniz´de 350 milyar metreküp doğalgaza ulaşılmasının sevinç ve gurur dalgaları tüm Türkiye´yi sardı.
Tarih: 27.8.2020 12:00:37 / 557okunma / 0yorum
İhsan Yelken

Çok güzel bir okul şarkısı var.” Neşeli ol ki genç kalasın, bu dünyadan zevk alasın”. Okulda bu şarkıyı söylemeyenimiz yoktur.

Neşeli olmak… Ne güzel bir deyim. Kendi başına çizilen bir yoldur, tüm dertlerin çözüm yoludur, sağlıktır, berekettir, mutluluktur…

Neşeli insanlarda stres, sıkıntı, gam olmaz… Günlük hayattaki sorunları kolay aşarlar, ummadığın yerde çözümleri hazırdır. Surat asmak gibi bir dertleri yoktur. Kara kara düşünmek, hani içine atmak var ya, yok onlarda; gülmek, her şeyi hoş görmek, umut olmak var, geleceğe mutlu, umutlu bir yolculuk var onlarda…

Neşeli insanların sevenleri çok olur. O´nunla konuşmaya, sohbet etmeye bayılır arkadaşları. Onun için o´nu yalnız bulamazsınız, mutlaka yanında birileri vardır, sohbet koyu, neşe boldur.

Günlük olaylara hep olumlu yaklaşır, hep iyi yanlarını görür. Teşvik eder, ha gayret der, şükreder…

Günlük siyasi olaylarda dahi hep yol gösterici olur, moral ve ümit aşılar… iktidarda kim vardır, muhalefet kimdir, tanımaz, bilmez, gerek de yok… Mesela Akdeniz´de doğal gaz mı bulundu, sevinir, çok şükür ‘cari açığımız kapanır İnşallah´ diye mutlu olur. Cari açığının kapanmasıyla, halkın refahını ve alım gücünü artırıcı tedbirlerin geleceğinden emin, vatandaşlardan alınan vergilerin kademe kademe düşeceğinin şuurundadır.

Sondaj gemimiz yoktu, şimdi var, Allah´a şükür. Yıllarca, yabancılara arattık topraklarımızdaki petrol ve doğalgaz yataklarını. Paramızla yüzlerce kuyu açtılar, yoktur diye geri kapattılar, diye hayıflanır. Boynumuzu büktük, inanmasak da ‘tamam´ dedik ama içimize attık, kinlendik… Gemi kiralayıp kendimiz arayalım dedik, vermediler, aynen parasını ödediğimiz patriot füzeleri gibi… Ama diye devam eder: ‘ kötü komşu insanı hacet sahibi yaparmış. Şu an dünyadaki 13 sondaj gemisinin 3 tanesinde Türk Bayrağı dalgalanıyor. İsimleri mi: FATİH_KANUNİ_YAVUZ…´ diye gururla ellerini havaya kaldırır, Allah´a şükreder.

Elbette sevinilmez mi, Karadeniz´de 350 milyar metreküp doğalgaza ulaşılmasının sevinç ve gurur dalgaları tüm Türkiye´yi sardı. Dostların sevinmesine, düşmanların üzülüp kaosa girmelerine neden olan bu büyük olaya imza atan tüm yetkilere, cumhurbaşkanından işçisine, bakanında mühendisine kadar herkese teşekkür ve şükranlarımızı sunmayı bir borç biliriz.

Olayların ‘negatif‘ kısmını gören yok mu? Elbette var, basının standart örneğindeki‘ bardağın boş kısmını görüp, ortaya ümitsizlik ekip, karamsarlık aşılayanlar da var elbette. Sefalet tellallığına soyunan, biri beş yapıp neşeden göbek atanlar olmaz mı hiç…

Bu bardağın boş veya dolu tarafının görünüşü, bazen polemik konusu da olabilir. Bir kısım insanlar olaylara hep olumlu bakıp bardağın dolu kısmını görürken, diğer bir kısım insanlar olumsuz bakışla boş kısmını görebilirler. Bu insanların bakış tarzları, birbiriyle çatışmadığı müddetçe normaldir hatta birbirini tamamlamaya fırsat verecek bir ortam oluşursa, faydalı da olabilirler. ‘Ben bu yönünü düşünemedim, sağol, sayende öğrendim´ sohbetleri kulaktan kulağa yankılanır, samimi bir toplum oluşur. Dinlemeye doyamazsınız böyle sohbetleri. İnsanların birbirinden bir şeyler öğrenmeleri ne kadar hoş bir şey… Tutarlılık, olgunluk göstergesidir…

Fakat bazen araya cehalet girer, dar görüşlülük ve bencillik girer ve ben bilirim sen bilirsin, inatlaşması başlar. Hatta bazen araya siyaset sokularak anlaşılması zor bir polemik olarak karşımıza çıkar.

Yukarıdaki örneğe dönersek, doğalgazın bulunmasına sevinen insanlara karşı, bir nevi memnun olmayan kişiler, gruplar oluşur. Bulunan gazın ‘yetersizliğini, yapılan masrafa yazık olduğunu´ söylerler, ‘taaa 2023 de çıkarılmaya başlanacakmış´ gibi küçümsemeler, ‘bu müjdeler en az 8 defa verildi hepsi de fos çıktı, bu da onlardan biri´ gibi, doğalgazın varlığını inkara kadar gidebilecek iddialar…

Her şeye olumsuz yaklaşmak başlı başına bir hastalıktır. İnsanda stres oluşturur, sinirli olur, karamsarlığa bürünür. Yanındakiyle uyuşamaz, dostları az olur. Kibirli, kendini beğenmiş, kendi fikirlerinin doğru olduğundan emindirler.

Olumsuz görülen olay siyasi bir olaysa, bardağın boş veya dolu olduğu polemiği uzar gider. ‘Dolu´ diyen taraf, övünür, gittikçe bardağın dolacağını iddia eder. Dertlerimizin azalacağını, insanımızın refaha kavuşacağını söyleyerek, insanların moralini yükseltir, ümit verir… ‘Boş´ olduğunu iddia eden taraf, dolu kısmının ‘dolu´ olduğunu kabul etmediği gibi, gittikçe bardağın boşaldığını ileri sürer ve ateşli şekilde iddiasını sürdürür. Hatta daha ileri giderek ‘ bardağın boşaltıldığını´ propagandasını yapar.

Neticede, siyasete girmek istemiyorum ama, siyasi polemiğin, insanlarımızı ikiye ayırdığını, bir kaos ortamı yaratıp, inançsızlığı körüklediğini belirtmek istiyorum. Olan her olayı yalanlamak, yalan yanlış her olaya bir alternatif üretmek güvensizliği ortadan kaldırıyor. Bir kişinin başına gelen bir olaydan hareketle tüm toplumu karalamak, lekelemek büyük bir sorumsuzluk örneğidir.

Bu vesileyle, geleceğimiz koronasız, sağlıklı ve huzurlu olsun diyorum.

Saygılarımla…

İhsan Yelken.

 

Anahtar Kelimeler: OLUMLU, OLUMSUZ, MÜCADELESİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BİRAZ SORUMLU OLALIM… (19 Eylül 2020 - Cumartesi)
SİYASET, SOSYAL MEDYA, ALGI… (14 Temmuz 2020 - Salı)
27 MAYIS 1960 VE ALPARSLAN TÜRKEŞ (26 Haziran 2020 - Cuma)
EVDE KAL TÜRKİYE´M (25 Nisan 2020 - Cumartesi)
NEDEN SURİYE´YE GİRİLDİ? (09 Mart 2020 - Pazartesi)
TEK GÜNDEM DEPREM….. (30 Ocak 2020 - Perşembe)
SADECE BİR FİKİR OLARAK... (23 Aralık 2019 - Pazartesi)
İSTANBUL´U KİM KAZANDI, KAYBEDEN KİM? (27 Haziran 2019 - Perşembe)
DOMATES, BİBER, PATLICAN (05 Mart 2019 - Salı)
Sayfa:
DOLAR
7.5720
EURO
8.9430
Güncel
Siyaset
aa
19.04.2019
Yerel
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar