Bugün, 16 Aralık 2025 Salı

ALİ BİLİR


8 MART.

Ancak cahil erkekler kadınlarına galip gelebilir?. Mevlana


8 Mart Dünya Kadınlar Günü veya Emekçi Kadınlar Günü niçin kutlanıyor.

 Önce tarihçesini verelim.

 8 Mart 1857 tarihinde ABD´nin New-York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

 1910 tarihinde Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden ClaraZetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart´ın "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını önerdi ve oybirliğiyle kabul edildi.

 Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921´de Moskova´da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı´nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü,1960´lı yılların sonunda ABD´nde de kutlanmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart´ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını kabul etti.

 Türkiye´de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye´nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi´nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı.1984´ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor.

 Bizim siyasiler, ?Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanması gereken bu günü, ?Dünya Kadınlar Günü?olarak kutlamayı topluma kabul ettirdi. O da kabul diyelim ve yasak savma kabilinden mesaj yayınlamak yerine, bu günde kadınlarımızın yaşadığı sorunları, şiddeti ve ölümleri konuşmalıyız.

 Ülkemiz de kadın deyince, şiddet ve ölüm akla gelir oldu.

 İşte bazı rakamlar:

 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tecavüz ve taciz gibi cinsel saldırı suçlarında son beş yılda yüzde 30 artış meydana gelmiştir.

 Buna göre;

 2006´da 528,

2007´de 473,

2008´de 577,

2009´da 652 kadın tecavüze uğrarken,

 2005?2010 yılları arasında, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırı sonucunda mağdur olmuştur.

 Mağdur kadınların yüzde 40´ı hiç şikâyetçi olmamıştır. Kadınların korktukları için şikâyetçi olamadıkları da istatistiklere geçen bilgiler arasındadır. Şikâyetçi olmayan mağdur kadınların oranını yüzde 40 olarak tahmin ediliyor ki, bu oranı göz önüne alırsak yukarıda ki istatistiksel verilerinin ancak gerçeğin yarısını ortaya koyduğunu göstermektedir.

 Yıllara göre öldürülen kadın sayısı:

 2002 - 66

2003 - 83

2004 - 164

2005 - 317

2006 - 663

2007 - 1011

2008 - 806

2009 - 1126

2010 ? 217

 Bianet´in erkek şiddeti çetelesine göre 2011-2013 yılları arasında en az 636 kadını öldürdü.

 2011´de erkekler 257 kadın, 32 erkek, 14 çocuk ve iki bebek öldürdü; en az 102 kadın ve 59 kız çocuğuna tecavüz etti; 167 kadını taciz etti; 220 kadını yaraladı.

 Erkekler 2012´de 165 kadın öldürdü; 150 kadına tecavüz etti, 210 kadını yaraladı, 137 kadını taciz etti. Koruma talep ettikleri, tedbir kararı çıkarttıkları halde 24 kadın öldürüldü, 21 kadın ağır yaralandı.

 Erkekler 2013´te 214 kadın ve 10 çocuğu öldürdü, 167 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti/tecavüz girişiminde bulundu, 241 kadın ve kız çocuğuna şiddet uyguladı, 161 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulundu.

 2014´ün ilk 11 ayında ise erkekler 253 kadın öldürdü; 98 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti; 523 kadına şiddet uyguladı; 104 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulundu.

 2014´de öldürülen kadın sayısı ise toplam 294..

 2015 yılında kayıtlara geçen  kadın cinayeti sayısı 144?.

 Adalet Bakanlığı´nın verdiği bilgiler ve Bianet´in topladığı verilerden 2002 ? 2015 arası kadın cinayetleri rakamının 5 bin 406 olduğunu görüyoruz?

 Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü´nün ?Türkiye´de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırmasında? kadının gerçekten nasıl bir şiddet sarmalı içine düşürüldüğünü gösteriyor. Araştırmaya göre Türkiye´de kadınların yüzde 41.9´u fiziksel ve cinsel şiddete uğruyor. Yüzde 49.9´la en fazla şiddete maruz kalan kadınlar ?düşük gelir´ grubundan oluşuyor. Şiddet ?yüksek gelir düzeyinde de azımsanmayacak oranda: Yüzde 28.7.

 İşte utanç tablosu özetle böyle?..

 SON SÖZ:

 Kadınlarımız; iş, eğitim ve günlük yaşamda karşılaştıkları her tür cinsiyet ayrımcılığından ve şiddetten korunmalıdır.