Bugün, 27 Şubat 2026 Cuma

Güner Melis Erbay


MARTENİÇKA

Emmareden sonrası bizim hükmümüzde


Kar yağıyor bu gece Safranbolu'ya

Martın ayak sesleri, 

Biraz erken ulaştı kulaklara.

Acelecidir Mart.

Sabrı bilmez.

Hemen gelmek ister,

Vazifesini çok sever.

Şubat onun yüzünden kısadır böyle.

Sahi mi deme? 

Şubatın ılıklığı bitti bak, 

Hava soğudu bile.

Kara kış döndü sayesinde yine. 

Hınzır Mart,

Kapılardan baktırıyor,

Kazmaları da yaktırıyor! 

Madem böyle,

Çıkardım sandıktan ipleri ben de.

Hazırlığını yap dedim kendi kendime 

Bir marteniçka ördüm kendime.

Başka birinden hediye olması gerekse de,

Vereni bulamam şimdi bana hediye. 

Şansımı deneyeceğim,

Kendime kendim hediye edeceğim.

Alı ve akı, 

Dolaya dolaya ördüm birbirine iyice.

Bir ay bileğimde duracak.

Hiç çıkmayacak.

Kimi zaman yıkarken elimi ıslanacak.

Huylansam da çıkarmayacağım ama.

Kuruyacak tekrar orada

Evrendeki bütün şansları,

Çekecek kendi üstüne! 

Marteniçka'dan da, 

Geçecek benim bedene. 

Hurafe midir bu sizce? 

Değildir bana göre! 

Renkler dalga boyludur,

Dalga boyları dönüşebilir titreşime!

Fizik kanunu böyle.

Titreşim frekans demekse,

Sır burada işte! 

 

Renkler yedi tanedir. 

Yedi önemlidir evrende.

Ruhumuz da büyür katlana katlana 

Yedi mertebeye.

Marifetliysen eğer,

Çıkarsın son mertebeye. 

En dipteki hepimizde bulunur.

Nefsi emmare derler ona.

Standart diye önemsiz sanma onu,

Nüvedir o,  temeldir.

O sağlamsa bina üstünde yükselir.

Emmareden sonrası bizim hükmümüzde.

Büyütebilirsek büyütürüz onu yediye. 

Lakin büyütmek büyütebilmek de,

Hüner derecemize göre! 

Devam edelim biz katlara,

İkinci levvamedir.

Mülheme, mutmainne,

Radıye ve merdıyye. 

Hepsi sırasına göre diziliyor önüne.

Kalırsan birinde, 

Atlayamazsın ötekine.

Ve

En üstte yedincide,

Kamile!

Nedir bunlar diye, 

Açıklamaları okursan,

Anlamazsın bir şey! 

Anlamayalım diye 

Uğraşmış birileri epeyce.

Biraz verirsen kendini, 

Ambale olur kafan.

Olunca kafa ambale, 

Gidiyim der bir bilene.

Amaç da budur iste! 

Bilen bilir mi gerçekten?

Bilse sopalamaz her geleni,

Öyle saklar o bilmediğini.

Gitme sen bilene milene,

Boşa sopa yeme!   

Var hepsinin bir basit hali. 

Basit yapmazsan bir şeyi,

Anlaşılamaz tabi.

Söylüyorum şimdi,

Dikkatle dinle beni.

Nefislerin hepsi,

Çakralarda yer alır. 

Emare birinci çakradır.

Sıralarına göre giderler yediye 

Yedinci çakrada kamile bulunur elbette.

Bütün çakralar,

Bir organımızla bütünleşmiştir.

Böyle bedenle ruh birleşir.

Her organın titreşimi,

Çalışma ritmi, frekansı, 

Işıksal rengidir 

Frekansla dalga da, burada birleşir.

Her renk bir duygu,

Her duygu bir nefis derecesi! 

Beyazsa yediye dahil değildir! 

O yedinin hepsidir.

Böylece,

Ruhun tüm katları,

Onun içine girer.

Kar da bunun için beyazdır.

Bu yüzden kapsayıcı,

Bu yüzden kapatıcıdır.

Sakince, sessizce, 

Ve tevazuyla,

Örter her şeyi.

Ayırmaz hiçbir şeyi.

Birleştirir bütünleştirir.

Marteniçka'nın beyazı da, 

Budur bize.

Kırmızısı ise temeldekidir,

Emmaredir.

Evrendeki bütün şansları toplayıp,

Takana vermesinden kasıt,

Bu olsa gerektir.

Bundan büyük şans olur mu bize?

Olmaz elbette.

Takınca koluna onu, 

En alt frekanstan,

En dip çakradan başlayıp, 

Tepeye doğru yükselt ruhunu.

Örte örte nefisleri ilerle. 

Kapat onları gösterme.

Beyaz görünsün üstte sadece.

İlkbaharda, Mart'ta olması

Canlan, hareketlen, büyü diyor ruha. 

Yeterli süreyi de veriyor! 

1 Mart'ta sen, 

Tak onu bileğe.

Çıkarma bir ay.

Arada bir bak, kontrol et.

Nefsin nerede?

Hangi mertebede! 

Bitince süren, kaldır marteniçka kutusuna.

Bir dahaki Mart'ta.

Devam et kaldığın yerden. 

Kamil olana dek sürdür bunu böyle.

Olabilirsen kamil,

Yine tak ki, unutma çıktığın yeri.

Tekrar düşme alta.

İnsanız neticede, 

Severiz her an düşmeyi, 

Bilmeyiz hiçbir şeyin kıymetini! 

Dyt. Güner Erbay

4.8°