Bugün, 14 Mart 2026 Cumartesi

BEKİR YALÇINKAYA


PARALEL DARBE! DİYENLER YAN YATIP DİK BATTILAR!

Paralelciler; milleti bir ve bütün olarak kendilerini silâhla destekleteceklerini.. Ellerine geçirdikleri Askerî mühimmat ve araçlarla önce kurum ve kuruluşları ellerine geçireceklerini, sonra mevcut Hükümet´i devireceklerini ve Mısır misâli kanlı ve k


   Demokrasi ve Halk Şehidi Rahmetli Aydın Menderes esaret altına alındığında genç bir öğrenciydim ve bu hâdise canımı acıttı derken beni kahreden bir gelişme daha oldu..

 Halâ on binlerce şehidimizin müsebbibi Terörist başını beslediğimiz İmralı Adası´nda 17 Eylül 1961 günü O´ değerli Devlet Adamı´nı her türlü hizmet şevki ve azminden kopararak idam ettiler..

   O´nun idamına karar verenler Sivil Kılıklı Asker yardakcısı Savcılar olsa da, esasen suçlular Darbe Hastası Apoletli Askerler´di..

  12 Eylül 1980´deki Darbe günlerini de Dış ülkeden sadece hüzünle seyretmiştim.. Ki bu Darbe yılları benim gençlik yıllarımdı.. Sonrasında ülkemiz hayli zararlar çekmişti..

  28 Şubat 1977 ise benim gazeteci ve televizyoncu olarak tâkib ettiğim biçare bir tarihti.. Ki yaşadığımız Sincan´ı baş aktör seçenlerin bu şehre ne kadar zayiat verdikleri alenen ortadadır..

   Derken bu defa Gezi-Tozu kılıklı sivil ve PARALEL kılıklı 17-25 Aralık 2013 isyanlarına teşvik ve tevessüller ortaya sürüldü..

   Ülkemiz önemli ölçüde kaosa sürüklendi ve buralardan nükseden PARALEL DEVLET YAPILANMASI adını verdiğimiz ihanet şebekeleri Türkiye´nin en modern hâle getirildiği bir dönemde Millî hususiyetlerimizi bir hayli muhakemeye tâbi tutturacak ve kardeşlik mertebesini zedeleyecek kadar etkili oldu.. Bu yıllar benim yaşlılık dönemlerimin başıydı..

  ..Ve nihayet FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ olarak Türk Siyasî tarihine geçen bu PARALEL DEVLET munzırları 15-16 Temmuz tarihi itibariyle yapılandıkları Askerî Kuvvetlerimizi kullanarak YURTTA SULH bahanesi altında ülkemizi İstanbul ve Ankara Merkezli bir yeni Darbe ile karşı karşıya bıraktılar..

   Peki bu iş nasıl bir tarife sığdırılır?

   Paralelciler; milleti bir ve bütün olarak kendilerini silâhla destekleteceklerini.. Ellerine geçirdikleri Askerî mühimmat ve araçlarla önce kurum ve kuruluşları ellerine geçireceklerini, sonra mevcut Hükümet´i devireceklerini ve Mısır misâli kanlı ve kaoslu günlerin  kapısını açacaklarını zannettiler..

  Sonrası malûm.. Halkın seçtiği, lâkin onların büyük bir kin beslediği bir Cumhurbaşkanı ve O´na yakın ne kadar Vekil, Bakan, Siyasî, İdareci ve dâhi sivilleri varsa hepsini Menderesvarî bir muameleye tâbi tutacaklardı..

   Çünkü bu şerefsiz kitlenin ihanet ruhuna baktığınızda yapamayacağı bir kötülük yoktu..

   Fakat bu alçaklığın, bu ihanetin, bu şerefsizliğin ve Persilvanya mangurtlarının hesablayamadıkları bir nokta vardı..

   O da milletimizin birlik ve beraberlikte her zaman ihanet ruhuna karşı Millî Kuvayî ruhuyla hemen harekete geçmeleriydi..

  Nihayet öyle de oldu..

  Milletimiz Sayın Cumhurbaşkanı´mız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzre bütün yetkili ve etkili kişi, kurum ve kuruluşların ?Sokağa Çıkın, Ülkenize Sahib Olun´ Çağrı´sına derhâl uydular ve her türlü destekleriyle İstanbul´dan Diyarbakır´a, Kilise, Erzurum´a, Kars´a.. Ankara´dan Kayseri´ye, Isparta´dan Denizli´ye kadar, ülkemizin bütün şehirlerinde anında PARALEL DARBE´ye karşı harekete geçtiler.. Sokaklara döküldüler.. Zaman zaman Paralel silâhların kurşununa karşı göğüslerini açarak onları bertaraf etmeye başladılar..

   Silâh zoruyla TRT´yi ele geçirerek Darbe Bildirisi yayınlatan, sonra CNN Türk´ü ele geçirerek karatma işlemi uygulatanlar, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar´ın makam çevresini kuşatanlar.. Milletin-Devletin geliriyle askeriyeye kazandırılan tankları PARALEL hizmetine geçirerek meydanlarda gövde gösterisi yapanlar.. Havada uçuşan ve ara ara Meclis´i, Gölbaşı Özel Hareket, Türk Sat tesisleri helikopterlerle vuranlar.. İstanbul Devlet Hava Meydanı, Valiliği, hattâ köprüleri gibi hassas noktalara yerleşenler, kendi meclisine, kendi halkına ve kendi polisine silâh çekenler..

   Peyderpey püskürtülürken DARBE teşebbüsünün ikinci günü itibariyle devletine şereflice hizmet edenlerden ne yazık ki 90 masum vatandaşımızı da şehid ettiler.. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar´ın yaptığı açıklama itibariyle 90, daha sonra 140´lara yükselen şehidimize karşılık 104 PARALEL DARBECİ öldürülmüş, içlerinde General gibi üst düzey askerlerin bulunduğu 1563 asker de esir edilmiştir. Yurt dışına ise kaçan kaçana..

   Öyle bir talihsiz bir gece iki gündüz yaşadık ki halk galeyanda, ülkemin Devlet ricâli öfkeli.. Devlet bağlı güçler teyakkuzda ve büyük bir mücadele içinde.. Her ağızdan gelen bir ağızlı açıklamalar sadece bir vatanın istikbâli ve ikbâlini inkitaya uğratmama çabasından öte bir şey değildir.. Bu noktada Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş´un öfkeli sözleri ne kadar anlamlıdır.. Esir paralelci askerlere diyor ki;  ?Cezanızı göreceksiniz. Millete nasıl ateş ettiniz. Sivil halka nasıl ateş ettiniz. Siz Türk askeri değil misiniz. Sivil halka nasıl ateş ettiniz.. Kanunsuz emirden haberiniz yok mu? Kanunsuz emir nedir bilmiyor musunuz? Nasıl böyle bir şey yaptınız siz??

   Acaba onlar bu sözlerden utandılar mı.. Kendilerinden iğrenebildiler mi.. Yoksa beyinleri ve gönülleri halâ ihanet merkezi Persilvanya´da mı?

   Bir astsubayın anlattığı gibi şerefli askerine ve Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerine şerefsizce yalan söyleyen.. hileye başvurarak tatbikat gidiyoruz yalanıyla onları darbeye sürükleyen bir yapının kanı hiç asil olabilir mi? Bunların külliyen kanı bozuk..

   Lâkin milletimiz asildir, kanı, canı, vatanı için helâl olacak kadar temizdir..

   İşte bu kirli kana karşı akan temiz kanlar neticesinde bir Darbe Teşebbüsü önlenmiştir..

   Bundan sonra millete ve devlete daha fazla mes´uliyet ve tedbir düşmektedir..

   Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ne kadar ?inlerine kadar girdik´ dese de bu teşebbüsle yeterince girilemediği görülmüştür..

    Anadolu Fatihi Selçuklu Sultanı Alpaslan ne demişti: ?Size öyle bir vatan aldım ki; ebediyen sizin olacaktır.?

    Galiba bu mükemmel sözün hâtırına Allah vatanımıza halel getirmedi..

    Evet..bu vatan bizim ve ebediyen bizim olacaktır..

    Keşke hainler de bunu idrak edebilseler ve vatana ve millete kastetmekten vazgeçseler..

    Ama vazgeçmeyecekler, geçemeyeceklerdir.. Tâ ki kirli ittifaklar temizlenene kadar..

 

false
11.9°