Düşünüp kafa yoruyorum bir müddet acaba diyorum algı ile insanları istediğimiz amaca doğru hareket ettirebilir miyiz?
Mesela algıyı, iktidarı yıpratmak amacı ile kullanabilir miyiz? Pazarcıları fırsat buldukça zam yapmaya teşvik edebilir miyiz?
Üç arkadaş pazar alışverişi için pazar içine girerken, gözleri hemen etiketlere kayıyor. Soğanın üzerinde 6 tl, patatesin üzerinde 5 tl. etiketini gören arkadaşın biri şaşırarak sesli olarak, "Aboo soğan 6, patates 5 tl. olmuş" derken, aynı anda tezgah başındaki pazarcıyla göz göze gelirler. Pazarcı gülerek şaşırma ağabey birazdan soğan 7 patates 6 tl.olabilir" der ve karşılıklı gülüşürler.
Üç arkadaş pazar içinde gezerek ihtiyaçlarını alırlar. Her üçünün de elindeki çantalar bayağı ağırlaşmıştı. Birleştiler ´gidelim´ dediler. Yine geldikleri taraftan çıkmak için yürüdüler. Çıkış noktasındaki tezgahtar bunları tanıdı ve ´Soğan 7, patates 6 tl´ diye bağırmaya başladı. Onunda niyeti göz göze gelip ´Size demiştim ağabeyler´ demekti. Gördüler birbirini, etiketler gerçekten, soğan üzerinde 7, patates üzerinde de 6 tl. yazıyordu. Karşılıklı gülüşürlerken tezgahtar espri yapıyordu, ´maliyet arttı ağabeyler´.
Gerçekten maliyet mi artmıştı yarım saat içinde? Yoksa tezgaha yeni mal mı almıştı? Hayır, ne yeni mal almıştı ne de tezgahta bir değişiklik olmuştu. Tezgahtarın canı öyle istemişti, tezgâhındaki malının tükeneceğini anlamış, ´fazla para göz mü çıkarır´ diye etiketleri yükseltmiştir. Nasıl olsa karışanı yok, vicdanı rahat... İşte pazarın yasası, kuralı budur,bir tezgahtarın elinde, zam yapmak bu kadar basit...
Diyorum ki, bu üç arkadaş pazar yerine girerken, tezgahtarın´ Birazdan soğan 7, patates 6 tl. olacak´ dediği zaman, ´yok gayri, daha olmaz, yaparsanız da ayıp olur´ tepkisi gösterilmiş olsa, tezgahtar sırıtmamış olur ve etiketi değiştirirken de bir dakika düşünürdü. Üç arkadaşın gülmesini teşvik olarak algılayan tezgahtar, etiketi değiştirmekte hiç bir zorluk çekmediği gibi sanki fazla kazanç hakkıymış gibi huzursuz da olmadı.
Burada üç arkadaş ve tezgahtarın amacı ´Her an zam geliyor´ algısı ile yeni gelecek zama ortam hazırlamak ise beraber mutlu olmuşlar hatta daha fazla kazanmakla tezgahtar dört köşe mutlu olmuştur. Anlaşılıyor ki, burada hoşgörü teşvik olmuş, teşvik de zama yönelmiştir.
Pazar fiyatları gibi market fiyatlarında da aynen böyle insanların, ´Artık fazla oluyor´ gibi bir kelime bile eleştirmeden, hoş karşılaması, sebebini hep maliyete veya hükümete bağlayıp, marketi bir nevi savunmaları ve hiç bir suç yüklememeleri, zamlı etiketlerin değiştirmesini kolaylaştırıyor.
Sakın yanlış anlaşılmasın. Fiyatların artmasının hep müşterilerinin hoş görüşü ile arttığını iddia etmiyoruz. Elbette türlü sebepler maliyetleri artırabilir, bu artış önlenemez. Biz sadece pskolojik olarak bu artışların devam etmesindeki haksız gizli kazançların en azından azalmasını sağlamak amacıyla ifade ediyoruz... Toplumun tümünün ortak tepkisi ile dengeleneceğini var sayıyoruz... Sayın Kılıçdaroğlu rica ediyor sebze ve meyve satıcılarına, zam yapmayın diye... Bilemem belki de zama teşviki bırakın, stokları eritin... diye bizim anlatmak istediğimizi demek istemiştir...
Elbette hiç bir kimse başka birisine bedava hizmet etmez. Herkes yaptığı hizmetin karşılığını alacak ki hizmet zinciri devam etsin. Hizmet karşılığını alırken de yasal davranacak ve vicdan terazisi ile tartarak huzur bulacak...
Yeniden görüşmek üzere...
Saygılarımla...
İhsan YELKEN.