İhsan Yelken

Tarih: 27.02.2022 16:14

NASIL KANDIRILMIŞ?.....

Facebook Twitter Linked-in

Bir ara 'kötü hastalık kanser' için sık sık dinlerdik. 'Aman ha, kanseri ikmal etmeyin, yıllık kontrolünüzü yaptırınız' diye... İlanı duyan bir ürperir, 'evet doğru' diye gönlünce onaylar, fakat 'nasıl gidilecek, randevu nasıl alınacak?' ihmali ile ikinci ilanı duyana kadar, unutulur giderdi...

Kanser nasıl bir hastalık? İnsanı nasıl öldürür? Hangi organlarımıza bulaşır? En önemlisi bu hastalığın belirtileri nelerdir, yakalanmamak için ne tedbirler almalıyız?

Kanallarda konuşan, basında yazan, sadece tehlikesini, öldürücü ve kötü bir hastalık olduğunu uzun uzun anlatır ama nasıl tedbirli olmamız gerektiği hakkında bazen tek kelime söylemez. Biz bu illete yakalanmamak için, ne yapmamız lazım, neleri tüketmeliyiz, nelerden uzak durmalıyız, kısaca ben nasıl korunmalıyım, duymak istediğim budur. Fakat bir bakarsın bu konuda tek bir kelime etmeden program bitmiş...

Telefonda kandırma olayı da böyle, laf kalabalığına getirilip, 'kandırılma şekli' hakkında fazla bilgi verilmez...

Filanca, telefon yan kesicilerine kanıp, evde bulunan tüm altın, döviz ve Türk Lirası varlığını verdiği gibi bankadaki parasını ve üzerine kredi olarak çektiği bilmem şu kadar parayı da eliyle teslim etti...

Tamam kim almış, kim kandırılmış, anladım da, nasıl kandırmış onu pek anlayamadım. Telefonda ne demiş, parayı nerde, nasıl teslim etmiş? Bankaya gidecek kadar zamanı varmış, neden ayıkmamış? ben bunları öğrenmek istiyorum. Aldanmamam için ne yapmalıyım, bunun bir tedbiri yok mu?

Sonra başına gelenin acil yapması gereken nedir? Acil verilecek bir numara yok mu? Bana bunlar lazım.

Şikayet edin deniliyor. Sanırım polis ve cumhuriyet savcılarına. Zaten bu kadar varlığını kaybeden, aklı başına gelir gelmez cumhuriyet savcılarının yoluna düşüyor.

Anladığım kadarı ile telefondaki yankesici, sizi bir zaafınızdan yakalıyor. Adınızı, soyadınızı, doğum tarihinizi, baba adınızı söyleyip güven sağlandıktan sonra, heyecan duyacağınız, korku duyabileceğiniz bir haberle sizi etkiliyor ve sizi talimatlarına uyacak duruma getiriyor. En büyük yalanları da terör örgütü. 'Hesabınızdan terör örgütüne para aktarılmış. Bunun sizin iradenizin dışında olduğunu ve hesabınızın çalındığını tespit ettik. Bu arada telefonda polis anonsları, polis sinyalleri veriliyor. Bunun için elinizdeki tüm paranız, altın ve döviz varlığınız kontrol edilecek. Sakın, şüphelendirmeyin, kimseye söylemeyin ki örgütü yakalayabilelim. Yoksa tüm emeğimiz boşa gidebilir, bir de telefonu mutlaka açık tutun, yoksa terörist sinyalleri alamayız ' gibi ifadelerle aklınızı başınızdan alıp teslim olmanızı sağlıyor. Siz de bu hızlı, korku ve heyecan arasındaki duygu ile teslim oluyor ve 'başımıza bir de bu mu gelecek' diye talimatlara harfiyen uyuyorsunuz... Her şey bittikten ve açık olan telefon kapandıktan sonra uyanıyorsunuz, ama yapacak bir şey kalmamış...

Tüm dileğimiz böyle bir felaket kimsenin başına gelmesin...

Yeniden görüşme ümidi ile...

İhsan YELKEN.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —